Tosbik Buğday

Tosbik Buğday

Başaktan düşen Tosbik buğday tanesi, yuvarlana yuvarlana bir taşın dibinde durdu. Rüzgâr onu tozlarla birlikte olduğu tarladan alıp başka bir yere götürmüştü.

Garip ve sessizce etrafına bakınırken toprak seslendi ona.

– Heyy tosbik buğday bana bakar mısın?
– Beni tanıyorsun!
– Bilmez miyim, toprağım ben. Senin gibi milyonlarca buğday tanesine ev sahipliği yaptım.

– Senin çok cömert olduğunu söylemişti ailem. Şimdi onlardan uzağım. Rüzgâr beni buralara getirdi. Onlar çirçir Asım Amca’nın çuvalına girdi sanıyorum.

Bizden ekmek oluyormuş. insanlar, kurtlar, kuşlar ve nice canlı bizimle doyuyormuş.

– Evet Tosbik buğday. Toprağımı seninle paylaşmak istiyorum. Daha fazla savrulma.

Tüm tohumlarla paylaşırım evimi. Bir iken on olurlar, yüz olurlar, bin olurlar.

içimdeki tüm mineralleri, vitaminleri, suyu paylaşırım. Paylaştıkça çoğalırım.

– Ne güzelsin sevgili toprak. Seninle olmak şimdi daha çok mutlu ediyor beni. Başka yerlere savrulup çürüyebilirdim. şimdi seninle birlikte ben de çoğalacağım.

Toprak, buğday tanesine sarıldı. Suyundan vitaminlerinden verdi. Büyüdükçe büyüdü Tosbik buğday. Başaklar çoğaldı. Buğdaylar çoğaldı.

Çiftçi Asım Amca hasat etti tarlayı. Sonra arkadaşları ile bir çuvalı paylaştı Tosbik buğday. Bir süre, bir ambarda beklediler, neşeli şarkılar söylediler.
Sonrasında bir değirmene yol aldılar.

İnce ince öğütüldüler.

– Bembeyaz un oluyoruz diye seslendi arkadaşlarına…

İncelmiş yeni hâlini de çok beğendi. Sonra bir kabın içini paylaştı suyla.

Sevgi’nin annesi yoğurdu onu sevgiyle. Hamur oluyordu anladı.

Sıcacık ekmek olarak çıktı fırından.

Sevgi, böldü böldü verdi arkadaşlarına. Arkadaşları köy usulü ekmeğin tadını çok seviyorlardı çünkü.

Annesi ne zaman ekmek yapsa arkadaşlarıyla birlikte yerdi.

Tosbik buğday, Esra’nın. Semih’ in, Gül’ün, Beyza’nın elinde olmaktan büyük mutluluk duydu.

Kırıntılar da küçük serçelere ikram edildi.

Tereyağlı köy usulü ekmekleri yiyen çocuklar için oyun vakti idi. Kuşlar için de cıvıl cıvıl ötme.

Neşe içinde gülüşüp oynarken onlar, kim bilir hangi Tosbik buğday kime vitamin olacaktı, kimin sofrasını süsleyecekti…

Yazar: Nilüfer Zontul Aktaş

Leave a Reply