Tasarruf Planı

Akşam babam işten döndüğünde düşünceli görünüyordu. Hemen sordum:

– Bir şeye mi canın sıkıldı babacığım?

– Evet, dedi babam. Baksana faturalar bu ay ne kadar kabarık gelmiş.

Hımm, doğalgaz, elektrik, telefon ve su faturası… Hepsinin de üstünde yüksek fiyatlar vardı. Bunları ödeyecek kim olsa canı sıkılırdı doğrusu! Ben de babamın yanına oturup kara kara düşünmeye başladım. Az sonra yanımıza Esra ablam ve Musa geldi. Hemen faturaları onlara gösterdim. Rakamları görünce Musa’nın gözleri yuvalarından fırlar gibi oldu.

– Vay be, diye bağırdı. Benim okul harçlığım bu faturaların toplamının yüzde biri bile değil. Meğer ne kadar az harçlık alıyormuşum da haberim yok

Konuşmamızı duyan annem söze karıştı:

– Eğer evde her şeyi daha tutumlu kullanmazsak, bu gidişle o harçlıkları da bulamayabilirsiniz, çocuklar.

Babam da başını salladı:

– Anneniz doğru söylüyor. Bundan böyle faturalarımızın daha kabarık gelmesini istemiyorsak, derhal “Acil Tasarruf Planımızı” devreye sokmalıyız.

– Acil Tasarruf Planı mı? O da ne demek, diye sordu Musa.

Sözü annem aldı:

– Hayatımızı kolaylaştıran her şeyi tutumlu kullanmak, demek yavrucuğum. Sonra yerinden kalkıp salondaki lambalardan birini kapattı.

– İşte böyle, dedi. Bakın üç lamba yerine iki lamba yaksak da odamız aydınlanıyor.

Ablam ve ben dikkatle dinliyorduk. Musa ise pek oralı değildi. Tam ev telefonuna sarılmış bir arkadaşını aramaya hazırlanıyordu ki babam devam etti:

– Bugünden sonra kim Acil Tasarruf Planımızı en iyi uygularsa harçlığına zam yapacağım.

Bunu duyan Musa birden elini telefondan çekti.

– Arkadaşımla yarın okulda da görüşebiliriz. Zaten öylesine arayacaktım.

İşte o andan sonra bizim Musa’ya bir hâller oldu. Ablam ve ben odamıza gidip ders çalışmaya başlamıştık. Bir anda odamızın ışığı pıt diye sönmesin mi! Musa elindeki mumla kapıda görünüverdi. Gayet ciddi bir yüzle:

– Geç vakitlere kadar elektrik yakmanız doğru değil, dedi. Mumla da pekâlâ ders çalışabilirsiniz. Eskiden elektrik mi vardı!

Sonra mumu getirip masamıza bıraktı. Ablamla ben şaşırıp kaldık. Musa kendini Acil Tasarruf Planına fazla kaptırmıştı. Hadi hayırlısı…

Ertesi gün okula gidiyordum. Baktım kalem kutumda silgim yok. Aradım taradım silgimi bulamadım. Annemden silgi almak için para istiyordum ki Musa, hemen kalem kutusunu açarak silgisini çıkardı. İkiye bölüp bana uzattı.

– Al kardeşim, silgimin yarısı senin olsun. Babama fazla masraf çıkarmayalım.

Bu benim ağabeyim mi? Başka zaman, istesem de bir şeyini vermezdi.

O akşam okul dönüşü Musa’yı odasında bir defterin sayfalarını silerken gördüm.

– Ne yapıyorsun kardeşim?

– Defterim bitti de kendime yeni bir defter oluşturuyorum.

– Nasıl yani?

– Eski defterimdeki yazıları siliyorum. Böylece boşalan defterime ödevlerimi yapabilirim.

Ayy! Bir yaşıma daha girdim. Musa Acil Tasarruf Planı için durmadan çalışıyordu. Ben de hemen banyoya gidip, şıp şıp damlayan musluğu sıkıverdim. Sonra odama koşup boş defterlerimden birini getirdim.

– Bu defteri kullanmıyorum. Al senin olsun.

Musa yeni defteri görünce nasıl sevindi anlatamam. O sırada evimizi nefis bir koku sardı. Anlaşılan annem yine mutfaktaydı. Az sonra meyve suyu eşliğinde sıcacık poğaçalarımızı yemeye başlamıştık ki Musa poğaçaların birini peçeteye sararak okul çantasının içine yerleştiriverdi.

– Yarın okula harçlık götürmeme gerek yok anneciğim, dedi. Acıktığımda poğaçamı yerim.

İyi fikirdi doğrusu! Hemen ablam ve ben de poğaçalarımızı sarıp çantamıza koyduk.

Acil Tasarruf Planımız sonraki günlerde de ışık hızıyla sürdü. Daha neler yaptık neler… Yıpranmış ayakkabılarımızın yenisini almak yerine, eskileri tamir ettik. Harçlıklarımızı abur cubur şeylere harcamadık. Telefonla uzun sohbetler yapmadık. Suyu ve elektriği de gerektiği kadar kullandık.

Şimdi faturaları dört gözle bekliyoruz! Harçlıklarımıza zam yapılsın diye değil canım! Tutumlu çocuklar olarak mutluluğumuzu büyüklerimizle paylaşmak için…

Diyanet Dinî Değerler Serisi 5: Tutumluluk

 

Cevap yaz