hayat suyu

Su

Evin çocukları bir günü daha bitirmiş, yatma hazırlığındaydılar.

Evin annesi her birini ayrı ayrı kontrol ediyor, son talimatlarını veriyordu.

Evin ağabeyi diş fırçalamaktaydı.

Annesini banyo kapısında kendisini seyreder bulunca bol köpüklü gülümsedi.

-Ahmet, sen dişini fırçalarken çeşmeyi açık mı bırakıyorsun?

Ahmet çarçabuk ağzını çalkaladıktan sonra cevap verdi:

-Her zaman değil, anne.

Dalgınlığıma gelmiş, açık kalmış.

-Öyleyse dikkat et oğlum!

Hele şu kurak günlerde daha dikkat et.

Peygamberimiz, akan bir nehirden abdest alırken bile suyu israf etmememizi tavsiye etmiş.

-Tamam anne, dikkat ederim, iyi geceler.

-İyi geceler canım.

Evin ablası hazırlıklarını bitirmiş, yatağında kitap okuyordu.

Kapısını tıklatanın annesi olduğundan emindi:

-Gel anneciğim!

-Yatmadın mı tatlım?

– Seni bekliyordum anneciğim, bir şey soracaktım.

-Dinliyorum canım.

-Hani biz yarın yağmur duasına çıkacağız ya, babam yağmur duasına çıkanların küs olmaması gerektiğini söyledi.

Ama ben Aylin’le bir haftadır küsüm.

Üstelik de ben haklıyım, gidip onunla barışmam.

-Birincisi:

Müslüman Müslümana üç günden fazla küs duramaz

İkincisi: Affetmek büyüklüğün şanındandır.

Haydi iyi geceler, seni çok seviyorum.

-Ben de seni anneciğim… İyi geceler.

Evin ufaklığı oyuncak bebeğini yanına yatırmış, ona ninni söylüyordu.

Annesini görünce parmaklarını dudağına götürüp “sus” işareti yaptı.

Yavaşça kalkıp annesinin yanma geldi.

Alçak sesle:

-Anneciğim, yarın yağmur duasına ben de gelebilir miyim?

-Elbette bir tanem. sensiz olur mu?

Peygamberimiz ve ashabı yağmur duasına çıkarlarken yanlarında özellikle küçük çocuk bulundururlarmış, duanın kabulüne vesile olsun diye.

-Allah duamızı kabul eder mi, anne?

-Allah duaları kabul eder, yavrum…

Çok kurak bir kış oldu bu sene.

-Ben çok dua edeceğim, anne.

Çok yağış olsun; dereler, barajlar suyla dolsun diye.

Biz de babamla balık tutmaya gideriz o zaman, değil mi?

-İnşallah yavrum!..

Tabii gideriz.

 

Hiç içtiğiniz suyu düşündünüz mü?

Siz mi indiriyorsunuz onu bulutlardan, yoksa biz miyiz indiren?

Eğer dileseydik onu acı ve tuzlu bir su yapardık, şükretmeniz gerekmez mi?”

Vakıa Suresi, 68-70. ayetler

Kaynak: Diyanet