Sol Kolu Olmayan Judocunun Hikayesi

Seviye: 7 yaş ve üzeri

Japonya’da bir çocuk 10 yaşlarındayken bir trafik kazası geçirmiş ve sol kolunu kaybetmiş. Oysa çocuğun büyük bir ideali varmış. Büyüyünce iyi bir judo ustası olmak istiyormuş.

Sol kolunu kaybetmekle birlikte bu hayali de yıkılan çocuğunun büyük bir depresyona girdiğini gören babası, Japonya’nın ünlü bir Judo ustasına gidip yapılacak bir şeyin olup olmadığını sormuş.

Hoca: “Getir çocuğu, bir bakalım” demiş.

Ertesi gün baba-oğul varmışlar hocanın yanına. Hoca çocuğu süzmüş ve:

“Tamam” demiş. “Yarın eşyalarını getir, çalışmalara başlıyoruz.”

Ertesi gün çocuk geldiğinde hocası ona bir hareket göstermiş ve “Bu hareketi çalış” demiş. Çocuk bir hafta aynı hareketi çalışmış. Sonra hocasının yanına gitmiş.

“Bu hareketi örgendim. Başka hareket göstermeyecek misiniz?” diye sormuş.

Hocanın cevabı “Çalışmaya devam et” olmuş…

2 ay, 3 ay, 6 ay derken çocuk okuldaki bir yılını doldurmuş. Çocuk bu bir yıl boyunca hep o aynı hareketi tekrarlamış.

Hocanın yanına tekrar gitmiş:

“Hocam bir yıldır ayni hareketi yapıyorum. Bana başka hareket göstermeyecek misiniz?”

“Sen aynı hareketi çalış oğlum. Zamanı gelince yeni harekete geçeriz.”

2 yıl, 3 yıl, 5 yıl derken çocuk Judodaki 10. yılını doldurmuş.

Bir gün hocası yanına gelip “Hazır ol!”  demiş, “Seni büyük turnuvaya yazdırdım. Yardın maça çıkacaksın.”

Delikanlı şok olmuş. Hem sol kolu yok hem de judoda bildiği tek bir hareket var. Ünlü judocuların katıldığı turnuvada hiçbir sansının olmayacağını düşünmüş. Ama hocasına saygısından ses çıkarmamış.

Turnuvanın ilk günü delikanlı ilk müsabakasına çıkmış. Rakibine bildiği tek hareketi yapmış ve kazanmış. Derken, ikinci, üçüncü maç… Çeyrek final, yarı final ve final…

Finalde delikanlının karsısına ülkenin son on yılın yenilmeyen şampiyonu çıkmış. Judoda tam bir usta. Delikanlı dayanamayıp hocasını yanına koşmuş.

“Hocam iyi kötü buraya kadar geldik. Ama rakibimi görüyorsunuz. Bende ise bir kol eksik ve bildiğim tek bir hareket var. Bu kadar bana yeter. Bari çıkıp da rezil olmayayım. İzin verin turnuvadan çekileyim.”

“Olmaz” demiş hocası. “Kendine güven, çık ve dövüş. Yenilirsen de onurunla yenil.”

Çaresiz, çıkmış müsabakaya. Maç başlamış. Delikanlı yine bildiği o tek hareketi yapmış ve rakibini yere sererek şampiyon olmuş. Kupayı  aldıktan sonra hocasının yanına koşmuş:

“Hocam nasıl oldu bu iş? Benim bir kolum yok ve bildiğim tek bir hareket var. Nasıl oldu da ben kazandım?”

“Bak oğlum! 10 yıldır o hareketi çalışıyordun. O kadar çok çalıştın ki, artık yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok. Bu bir. İkincisi de yaptığın o harekete karşı koymak sadece bir hareketle mümkündür. Onun için de rakibinin senin sol kolundan tutması gerekir.”

ALINTI

Hikayeden ne sonuç çıkardınız? Yoruma yazar mısınız?

Cevap yaz