Sırrımız Değerlidir

Sırrımız Değerlidir

Evlerinin önüne geldiklerinde Ali iyice yorulmuştu.

İki günlük hafta sonu tatilini Ahmet amcalarında geçirmişlerdi.

Kuzenleri Hümeyra ve Yasin ile doyasıya oynamış, eğlenmişti.

Yorgundu ama çok mutluydu.

Sadece güzel bir banyodan sonra derin bir uyku çekmek için sabırsızlanıyordu.

Dairelerinin kapısına geldiklerinde anne ve babasının yüzünün sapsan kesildiğini fark etti.

Kapıları açıktı.

Kilit yerinden sökülmüştü.

Evlerine hırsız girmişti.

Annesi ağlamaya başladı.

Babası annesine, “Sakin ol, sadece dağıtmışlardır. Allah’tan, evde çalınacak önemli bir şey bırakmamıştık.” dedi.

Hemen polis çağırdılar ve evde dolaşmaya başladılar.

Ali odasına koştu.

İçinde kıyametler kopuyordu.

Babasının daha geçen hafta aldığı bilgisayarı almış olabilirler miydi?

Odasının kapısını açtığında heyecanı derin bir üzüntüye dönüştü.

Bilgisayarının yerinde yeller esiyordu.

Annesi sakinleşmişti ancak Ali bir türlü kendisini ağlamaktan alıkoyamıyordu.

Babası bu kez Ali’yi teselli etmeye çalışıyordu.

Bu sırada polisler geldi.

“Geçmiş olsun.” dediler.

Bir tanesi de parmak izi var mı diye araştırmaya başladı.

“Çalınan eşyalarınız neler?” diye sordu.

Babası bilgisayarın çalındığını söyledi.

Ali yine ağlamaya başladı.

Polis gülümsedi: “Üzülme eğer hırsızları bulamazsak, bilgisayarını geri alamazsak baban sana yenisini alır.” diye teselli etti.

Polis, Ali’nin babasına bazı şeyler sormaya ve verilen cevapları yazmaya başladı:

“Hafta sonu evde olmayacağınızı bilen birileri var mıydı?

Babası, “Hayır, şüphelenebileceğimiz böyle birinin haberi yoktu.” dedi.

Polis,

“Demek ki takip etmişler, araştırmışlar ve evde olmadığınızdan emin olunca girmişler.” dedi.

Ali’nin canı iyice sıkılmıştı.

Dayanamadı, söylemek zorundaydı.

Belki de bu yüzden hırsızlar eve rahatça girmişlerdi.

“Ben Facebook’taki arkadaşlarıma amcamları ziyarete gideceğimizi ve iki gün kalacağımızı söylemiştim? ’dedi.

Polis hemen atıldı:

“Peki evinizin adresini biliyorlar mıydı?” Ali hatasını anlamaya başlamıştı.

Utanarak…

“Evet, daha önce de adresimi paylaşmıştım.

Hatta babamın bana yeni bir bilgisayar aldığını ve babamın çok parası olduğunu söylemiştim.” dedi.

Polis amca ile Ali’nin babası birbirine baktılar.

Polis amca Ali’yi karşısına aldı.

“Senin adın ne?” dedi.

“Ali”

“Bak Aliciğim, evinizin adresi, ailenizin nelere sahip olduğu ve ne zaman nereye gideceğiniz gibi bilgiler sizin özel bilgilerinizdir.

Bu bilgileri çok yakından tanımadığın hiçbir arkadaşınla internette paylaşmamalısın.” dedi.

Ali internette yaptıklarını aklından geçirdi.

Arkadaş olarak eklediği kişileri hiç tanımıyordu.

Sadece isimlerini biliyordu.

Bu isimler bile sahte olabilirdi.

Belki de bu tanımadığı sohbet arkadaşlarından biri hırsızdı.

Bir hata yapmıştı ve bu hatanın karşılığında yeni bilgisayarını çaldırmıştı

Ali bunları düşünürken polisler çıkıp gitmişti bile.

Odasına döndü.

Bir müddet bilgisayarsız kalacaktı.

Ödevlerini yaparken en önemli yardımcısı artık yoktu.

Kaynak: Diyanet

Leave a Reply