Osmanlı Devleti'nde Ahlâk

Osmanlı Devleti’nde Ahlâk

Hz. Aişe Peygamberimizin ahlakını şöyle anlattı: “O, kötü sözlü ve çirkin ahlaklı değildi.
Çarşı pazarda bağırıp çağırmaz, kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi; bilakis bağışlar ve hoş görürdü.”

Osmanlı Devleti’nde herkes ahlak kurallarına uymak zorundaydı.

Vatanseverlik, Müslümanlık, Osmanlılık şuuru, vakar, büyüye hürmet, küçüğe şefkat, vefa ve sadakat, hayırseverlik, cömertlik, merhamet ve müsamaha, tevekkül, namus, temizlik, tabiat sevgisi gibi ahlak ölçülerine uyulurdu.

Bu sayede uzun bir emniyet ve huzur dönemi yaşanmıştır.

Bu ahlakı gören, devrin seferi elçisi ve seyyahları, yazdıkları kitaplarda bundan gıpta ile söz etmekte ve okuyanları imrendirmektedirler.

Edmondo de Amicis, Costantinople (İstanbul) 1883 adlı eserinde şöyle yazmaktadır:

“Paşasından sokak satıcısına kadar, istisnasız her Türk’te vakar, ağırbaşlılık ve asillik ihtişamı vardır .

Hepsi derece farkları ile, aynı terbiye ile yetiştirilmişledir.

Kıyafetleri farklı olmasa, İstanbul’da bir başka tabakanın olduğu belli değildir…

İstanbul’un Türk halkı, Avrupa’nın en kibar ve nazik toplumudur.

En ıssız sokaklarda bile bir yabancı için, küçük bir hakarete uğrama tehlikesi yoktur…

Ahlaksızlıkla ilgili en küçük bir görüntüye tanık olmak imkan dışıdır.

Sokaklarda bir yerde birikmek, yolu tıkamak, yüksek sesle konuşmak, çarşıda bir dükkanı lüzumundan fazla meşgul etmek ayıp sayılır.”

Hikâyelerle Kavramlar-1

Leave a Reply