Category

Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca’nın Hikayeleri Fıkraları ve Öğretileri

Nasreddin Hoca, fıkralarıyla Türk toplumunu güldüren, güldürürken düşündüren tarihi bir kişiliktir.

Yaşlısından gencine kimden bir Nasreddin Hoca fıkrası anlatması istense herkes duraksamadan anlatabilir.

Nasreddin Hoca, Türkçe konuşan pek çok toplumda adeta halk zekâsının simgesi olmuştur.

Türk halk düşüncesi, dünya görüşü, hayat anlayışı, yaşam felsefesi, birey ve toplum ilişkisi, devlet görüşü, gerçeklere bakış tarzı, Nasreddin Hoca  fıkralarında ince bir mizahla ortaya serilmektedir (Kurdakul, 1989; Tanyol, 1967; Akt: Kabacalı, 1997, 55).

1208 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Hortu (günümüzdeki adı Nasreddin Hoca) köyünde doğan Hoca’nın 1284 yılında Akşehir’de 76 yaşında vefat ettiğine inanılmaktadır.(Oğuz, 2009; Özçelik, 2008).

Fıkralarından çıkarılan bilgilere göre Hoca’nın, imamlık, hatiplik, vaizlik, müezzinlik, katiplik, müderrislik, kadılık, mahkemelerde bilirkişi olarak görev yaptığı tahmin edilmektedir (Özçelik, 2008, 35).

“Gerek Nasreddin Hoca’nın tipolojik özellikleri ve gerekse genelde sözlü anlatılarla, özelde ise fıkralarla ilgili durum ve nitelikler, onun fıkralarının bolca rağbet görmesini sağlamıştır.

Zamanı ve zemini aşarak günümüze kadar gelebilmesi, geniş coğrafyalarda
varyantlar halinde hâlâ anlatılıyor olması ve kültürümüze ait bazı düsturları deyim ve atasözü kılığında hediye etmesi, Nasrettin Hoca fıkralarının ciddi bir müşteri potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir” (Boyraz, 2010, 84).

Nasreddin Hoca fıkralarında eğlendirirken, eğitecek ve düşündürecek hususlar bulunmaktadır.

Hoca’nın toplumun aksayan yönlerinin göz önüne serildiği ve her türlü
haksızlığın karşısında durduğu bu fıkraların ders kitaplarında bulunma gayesi, suç işleme yaşının çok düştüğü günümüzde çocuklara olumlu fikirleri aşılamak ve onları hayata hazırlamaktır (Sakaoğlu ve Alptekin, 2009: 51).

Nasreddin Hoca fıkralarının dil, üslup ve konu bakımından taşıdığı benzer özellikleri Tör (1992) şu şekilde sıralamaktadır:

(1) Fıkralar genellikle “Bir gün Hoca” diye başlar.

(2) Fıkralar kısadır. (3) Kolay anlaşılır, akılda kalıcı, az sözle özlü bir  anlatımı vardır.

(4) Fıkralarında çeşitli mesajlar verir.

(5) Fıkranın son sözünü mutlaka Nasreddin söyler ve fıkra orda noktalanır.

Yarman (1977, 198) ise Hoca’nın fıkralarının genellikle bilinen konuları işlediğini, fıkralarda kişisel olayların genellemelere açıldığını belirtmektedir.