Mars Ne Tarafa Dönüyor.

Mars Ne Tarafa Dönüyor?

Bugün kendimi okulda çok zor du­ruma düşürdüm ve bunun sebebi ta­mamen bendim.

Aynı zamanda bugün, hayatım boyunca işime yarayacak bir şey öğrendim.

Size hepsini anlataca­ğım:

Geçen hafta öğretmenimiz bir ödev vermişti.

Ödevin konusu gezegenler­di.

“Gezegenler hakkında ansiklope­dik bilgi istiyorum” demişti öğretme­nimiz.

“Bir tane gezegen hakkında da size ne çağrıştırdığını yazın.”

Ödev hem eğlenceli hem kolaydı.

Gezegenlerin hepsini biliyordum za­ten.

Dünya’dan başka Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Nep­tün olmak üzere toplam sekiz geze­gen vardı.

Güneşe en yakın Merkür, en uzak Neptün’dü.

Bir tanesi hakkın­da da bir şeyler yazarsam öğretmenim ödevimi kabul ederdi.

Ödev verildikten sonra, nasılsa daha bir hafta var diye acele etme­dim.

Vakit yaklaştıkça da internetten bakıp yazarım diye kendimi kandır­dım.

Derken ödevin teslim günü gel­di.

Akşam internete girerek gezegen­ler hakkında ne bulduysam yazmıştım.

Öyle günlerce uğraşmaktansa bir ge­cede ödevimi hazırladığım için kendi­mi akıllı görüyordum.

Bilgisayarın ve internetin ne çok işe yaradığını, ilk bilgisayarı kimin akıl ettiğini, interne­tin ilk defa nasıl ortaya çıktığını düşü­nürken uyuyakalmışım.

Ertesi gün okula gittim.

Öğretme­nimiz ödevlerimizin hazır olup olma­dığını sordu.

Hazırız, diye bağırdık. “Ödevleri toplayalım o zaman.” dedi öğretmenimiz.

Ödevlerimiz, masa­nın üzerine toplandı.

Öğretmenimiz, ödevlere göz atarken kimin hangi ge­zegenden neden etkilendiğine dair so­rular soruyor, ne kadar öğrendiğimizi anlamaya çalışıyordu.

İşte bu sırada beni gösterip ayağa kalkmamı iste­di ve sordu: “Söyle bakalım, sen hangi gezegeni anlattın ödevin­de?”

Kendimden emin bir şe­kilde kalkıp “Mars’ı anlat­tım.” dedim.

“Neden?” diye sordu.

“Çünkü Mars da be­nim gibi diğer gezegenlerin aksi yönünde dönmektedir!” dedim.

Sınıf birden sessizleşti…

Sanırım, şaka yapıp yapmadığımı anlamaya ça­lışıyorlardı.

Neden sonra öğretmenim “Sen internetten bakıp ne bulduysan yazdın, değil mi?” diye sordu.

Dün­ya başıma yıkıldı.

Hem öğretmenim ne yaptığımı anlamıştı hem de yanlış bilgi yü­zünden küçük düşmüştüm.

Pişmanlık ve üzüntüden başımı yukarı kaldıramıyordum.

Bu hâlimi gören öğretmenim bana şefkatle yaklaştı.

Sınıfa dönerek “Arkadaşınız internetten aldığı bilgiyi doğrulamadan ödevinde kullanmış.

Doğrusu: Venüs diğer gezegenlerin aksi istikametinde döner” dedi.

“İnternetten ödev araştırmak kötü bir şey değil.

Ama unutmayın!

İnternette ya­zılanlar doğru olmayabilir.

Uydurulmuş ya da kulaktan dolma bilgi olabilir.

Daha kötüsü, kasıtlı olarak yanlış yazılmış olabilir.

O yüzden, internette bulduğumuz bil­giyi en az üç güvenilir kaynaktan doğrulatmadan kullanmayacak, kaynağı ödevi­mizde mutlaka belirteceğiz.

Anlaştık mı?” dedi.

Öğretmenimin bu yaklaşımı çok sevindirmişti beni.

Hem beni kırmamış hem de bana çok önemli bir bilgi öğretmişti: Okudu­ğum bir bilgiyi en az üç güvenilir kaynaktan teyit etmek.

Bugün, bana iyi bir ders oldu.

Kaynak: Diyanet