Küçük Tatlı İnsanlar Diyarı-3

Küçük Tatlı İnsanlar Diyarında Hasan’ı güler yüzle ve muhabbetle karşılamışlardı. Hasan bu güzel diyarda olduğuna ve bu güzel insanları tanıdığına gerçekten çok memnun olmuştu.

Bu yaşadıklarını anne babasına ve arkadaşlarına anlatsa herhalde buna inanmazlardı. Şirince’ ile karşılaştıktan sonra hayatı değişmiş ve farklı bir dünyaya adım atmıştı.

Şirince bu diyardaki bütün dostlarıyla Hasan’ı tanıştırıyordu. Ve o yüksekçe diyarı çepeçevre saran tepeden aşağıya doğru yavaş yavaş iniyorlar, daha önce hiç görmediği onlarca çeşit meyve ve yiyecekler, çeşit çeşit içeceklerin aktığı çeşmeler, sağlı sollu akan derelerin yanından yürüyorlardı.

Şirince Hasan’a “Kardeşim! Şimdi seni tanıştırmak istediğim birisi daha var, o da seni çok merak ediyor, beraber şimdi O’nun yanına gideceğiz inşallah”

Buraya, Küçük Tatlı İnsanlar Diyarı aracı ile gideceğiz.

Hasan gördüğü araçlara inanamıyordu, daha önce böyle bir araçlar görmemişti. Bu araçların bizim burada kuşların kanadına benzer bir kanat takılmışçasına hızlı gidiyorlardı.

Şekilleri de sanki bizim uzay yolu filmlerinde izlediğimiz uzay aracına benziyordu.

Şirince ile beraber bu araca bindiler. “Hasan geldik” dedi Şirince

Şaşkınlığını gizleyemeyen Bizim Küçük Hasan sadece” Ne zaman?” diyebildi.

Saniyeler içerisinde yolculuk etmişlerdi. Bu hız ne kadar da muhteşem bir şeydi.

Kendi dünyalarında bu kadar uzak bir mesafeyi saatlerce alamazken burada sadece göz kırpması kadar geçen bir süre zarfında yol almışlardı.

Bu olay Hasan’ın aklına dedesinin anlatmış olduğu Süleyman (as) ile Belkıs hikâyesini anımsattı.

Orada da Belkıs’ın tahtını göz kırpma sürecinde Süleyman (as) emrinde görevli biri getirmişti.

Şirince Hasan’ın bu düşünceli halini fark etmiş olacak ki “Hasan neden şaşırıyorsun ki bizim Küçük Tatlı İnsanlar Diyarın da bu ve buna benzer olaylar gayet doğaldır.

Ve sen de bunların hepsini hakkederek buraya geldin. Çünkü sen Hiçbir kimseyi üzmedin. Herkese karşı hoşgörülü oldun, anne ve babana karşı itaatsizlik etmedin.

Rabbinin emir ve yasaklarından kaçındın. Hoş görülü oldun. Ondan dolayı sana verilen bu güzel nimetleri de sen kendin hak ederek buraya kadar geldin.”

Hasan Şirince’nin bu söylediklerini de duyunca çok sevindi.

Demek ki “Bizler iyi insanlar olursak Rabbimiz bize birçok güzellikler verecek hem dünyada çok sevilecek hem de cennette çok mutlu olacağız. Ne kadar da Rabbime şükretsem az…”

Şirince karşılarında duran çok ihtişamlı yapıyı göstererek burası neresi biliyor musun Hasan?

Hasan gözlerine inanamadı. Bu muhteşem yapıyı nasıl anlatsa ki sadece “Gözlerime inanamıyorum!       Diyebilmişti.

 

Küçük İnsanlar Diyarın’daki macera bakalım nasıl devam edecek 😊

Yazan :Bayram MİROĞLU

Cevap yaz

Yorum