Karga Ve Kurbağa,  Bir varmış bir yokmuş önce sürenin birinde, yalnız yaşam sürdüren bir karga ve kurbağa varmış. Karga yolda yürürken şarkı söylüyormuş, karşı yoldan dahi kurbağa zıplaya, zıplaya şarkı belirterek geliyormuş. İkisi de çabucak birbirleriyle çarpışmışlar. Sonra başlamışlar kavgaya niçin önüne bakmıyorsun diye. Sonra ikisi de tek tek yollarına devam etmiş. Haftalar sonra karga gene yolda şarkı belirterek giderken bir varaklama sesi duymuş. Sesin olduğu yere yönelmiş derhal ve bir bakmış ki eskiden şarkı belirterek giderken çarpıştığı kurbağaymış.

Kurbağa bir çukura düşmüş ve çukur dahi baya derinmiş, zıplayarak çıkması muhtemel değilmiş. Kurbağa “yardım eden yok mu?” diye bağırıyormuş. Kurbağa başını kaldırınca o gün çarpıştığı kargayı görmüş. Karga dahi dalga geçmiş “demek buraya düştün, benle dövüş edersen sonun bu çeşitli olur. Şimdi düştün mü elime” demiş. Kurbağa şayet kargaya öfkeli olduğu için ondan yardım istememiş “sen git buradan, şahsım halledebilirim, sana ihtiyacım yok” demiş.
 Karga saklanmış bir yere, kurbağanın ne gerçekletireceğini merak etmiş. Kurbağa zıplamış, zıplamış fakat çıkamıyormuş bir çeşitli sonra ağlamaya başlamış “karanlık oluyor, ben ne yapacağım şimdi eve gitmem gerekiyor” demiş. Sonra karga tekrar çıkmış meydana. Kurbağa “sen daha gitmedin mi? Ben sana git demiştim, şahsım halledeceğim demiştim” demiş.
 Sonra karga kavgamız unutalım ben seni buradan kurtarayım, sonra cümle alem yoluna devam etsin diye inandırma etmiş, kurbağa dahi en nihayetinde bu çözümü kabul etmiş. Karga derin çukura inmeye başlamış ve kurbağanın yanına ulaşmış, kurbağayı gagasıyla tutmuş, tam kanatlarını açıp havalanacakmış fakat çaaattt! Diye geri geri düşmüşler. Meğerse çukur gitgide daha dar bir yer olmaya başlamış. Bu yüzden karga kanatlarını açmakta zorlanıyormuş ve ikisi de orada mahsur kalmışlar. Bu sefer gene kavgaya tutuşmuşlar.
Senin yüzünden burada kaldık diye… Daha sonra birileri gelene kadar orada kalmaya devam etmişler. Kavga ede ede nihayetinde azıcık azıcık arkadaş olmaya başlamışlar. Sonra birbirlerine doğumdan büyümelerine kadar bütün hayatlarını anlatmışlar. Kurbağanın ana ve babası bir karga yönünden yenilmiş.
O zamandan beri kurbağada kargalardan nefret ederim, o karganın yüzünü görebilseydim zehrimle o kargayı zehirleyecektim” demiş. Kargada şu şekilde bir düşünmüş ve kendi kendine “ galiba yediğim kurbağalar, bu kurbağanın ana ve babasıydı” demiş. Ve çok üzülmüş.
 Karga ağlarken kurbağa “niçin ağlıyorsun? Ne oldu şimdi?” demiş. Karga dahi “ galiba o annen ve babanı ben yedim, seni annesiz ve babasız bıraktığım için çok özür dilerim” diye başlamış hüngür hüngür ağlamaya, kargayla beraber kurbağada ağlamış. “ demek o hain sendin! Annemle babamı yiyen kargayı zehirleyecektim söz verdim” demiş.
 Karga dahi kurbağanın haklı olduğunu düşünerek, “ evet sen haklısın ve şimdi beni zehirleyip öldürebilirsin” demiş. Kurbağa tam kargayı zehirleyecekken, “ fakat sen beni buradan kurtarmak için geldin benim yüzümden benimle burada mahsur kaldın, sana bunu yapamam ve biz iyi bir arkadaş olduk” demiş. Ve o sırada oradan bir çocuk geçiyormuş. Karga ve kurbağayı oradan bir şekilde çıkarmış. Karga ve kurbağa dahi yaşam boyu beraber mutlu mutlu arkadaşça yaşamışlar.

You may also like

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.