Cimri Adamın Hikayesi

Seviye: 7-14 yaş

Bir varmış bir yokmuş. Allah’ın günü çokmuş.

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde oldukça cimri bir adam varmış. Cimri adam, yemez, içmez, giyinmesini bilmezmiş. Bulduğu her şeyi biriktirirmiş. Kimseye bir hayrı dokunmaz, yardımda bulunmazmış.

Cimri adamın komşuları onun bu haline üzülmüşler ve onu cimrilik huyundan vaz geçirmek istemişler. Adama uzun uzun dil dökmüşler, cimriliğin ne kötü bir hastalık olduğunu anlatmışlar, ona doğru yolu göstermişler;

“Bak! Sen zengin bir adamsın. Yediğin önünde, yemediğin ardında. Her şeyi alabilecek imkanın var. Fakat sen ne yiyor ne de içiyorsun. Güzel elbiseler alıp giyinmiyorsun. Şu yalan dünyada kimin kimsen de yok. Ömür geçiyor artık, gitgide yaşlanıyorsun. Gel bu huyundan vazgeç de herkes gibi normal yaşa. Harcamayı ve sahip olduklarını başkalarıyla paylaşmayı bil.” demişler ama nafile…

Cimri adam kimseyi dinlemezmiş, sadece kendi bildiğini okurmuş. Cimri olduğu kadar aksiymiş de. Kendisinin iyiliğini isteyip nasihat eden komşularını kovmuş.

“Karışmayın benim işime. Ben ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Siz benim sahip olduklarımı kıskandığınız için böyle söylüyorsunuz. Her şeyimi kaybedip beş parasız kalmamı istiyorsunuz. Kazandıklarımı ona buna vereyim de size muhtaç mı olayım?” diye komşularına bağırmış.

Adam gitgide iyice cimrileşmiş. Eski püskü paçavralar içinde yarı aç yarı tok vaziyette gezer ve durmadan altın biriktirirmiş. Olur ya, gözüne bir şey takılır da almak ister diye dışarıya bile çıkmaz olmuş. Parasını harcamaya gönlü bir türlü razı olmuyormuş.

Gün gelmiş, komşuları cimri adama evlenebileceği güzel bir kız bulmuşlar ve adamı evlenmeye ikna etmişler. Gidip kızı ailesinden istemişler. Kız istemeye giderken cimri adam paraya kıyamadığı için çiçek ve çikolatayı komşuları alıvermiş. Fakat cimri adam tam da düğün hazırlıklarına başlanacağı zaman evlenmekten vazgeçmiş. Komşuları ne kadar dil dökse de nafile… Adam evlenmem de evlenmem diye diretiyormuş. Sebebini sormuşlar:

“Ben çalışacağım, sonra da kazandığım parayı karımla mı paylaşacağım? Hadi sadece karım olsa neyse. Yarın öbür gün çocuklarımız olacak. İşin yoksa onları yedir, içir, giydir. Olmaz!” demiş “Bu iş bana göre değil.”

Para gidecek diye evlenmeyen adamın arkadaşı olur mu hiç? Olmamış tabi. Böylece ömrünü yapayalnız bir şekilde sürdürmeye devam etmiş.

Tabi zamanla yaşlanmış ve cimri adam hastalanmış. Doktora ve ilaca para vermeyeyim diye hastalığın kendi kendine geçmesini beklemiş ama hastalık gün geçtikçe ilerlemiş. Öyle kötü öksürüyormuş ki sesi aşağı mahalleden duyuluyormuş.

Komşuları öksürük sesine dayanamamış. Günlerdir ortalıkta görünmeyen adamın hasta olduğunu anlamışlar ve evine varmışlar. Bir de bakmışlar ki cimri adam karanlık ve soğuk bir oda, eskimiş bir yatakta, incecik bir battaniyenin altında hastalıktan bir deri bir kemik kalmış vaziyette tir tir titriyor, bir yandan da acı acı öksürüyormuş. Hemen mahallenin doktorunu çağırmışlar. Cimrinin evini bir güzel temizlemişler. Kilerin kapısını açınca ağzına kadar yiyecekle dolu olduğunu görmüşler. Reçeller, pekmezler, nohutlar, fasülyeler, buğdaylar, elmalar… Kilerde ne ararsanız varmış ama bizim cimri adam eli bir türlü varmazmış bu yiyeceklere. Eksilir diye korkarmış.

Cimri adamın yalvarmalarına kulak asmadan mutfakta ne varsa güzelce pişirip cimri şifa bulsun diye önüne koymuşlar. Cimri adam mecburen önüne konanları yemiş, verilen ilaçları içmiş ve bir süre sonra iyileşmiş.

Hastalık ona iyi bir ders olmuş. Cimrilik yüzünden neredeyse canından olacağının farkına varmış. Cimriliğin ne kötü bir huy olduğunu anlamış. Biriktirdiği altınların bir kısmını fakirlere dağıtmış. İlk kez vermenin mutluluğunu yaşamış. Kalan altınlarla da mahallesine bir aş evi yaptırmış. Aş evinde günde üç öğün sıcak yemek pişermiş. Kimsesizler ve yoksullar aş evinde karınlarını doyururlar, giderken ceplerine harçlık konurmuş. Fakirler ve aş evinde karnını doyuranlar adama duacı olurmuş.

Bizim cimri adam doğru yolu bulmuş. Almanın değil vermenin insana mutluluk verdiğini geç de olsa öğrenmiş. Darısı diğer cimrilerin başına…

Cimrilikle İlgili Karikatürler:

Cevap yaz