Bir Kere Daha Düşün

Bir Kere Daha Düşün

Ebrar çok yorgundu.

Yorgunluktan bir türlü uyanamıyordu.

Güneş gözlerinin içine gülüyordu.

Doğruldu.

Heyecanla masasındaki telefonuna sarıldı.

İçinde arkadaşlarının komik resimleri vardı.

Akşam onların haberi olmadan çekmişti.

Resimleri okuldaki tüm arkadaşlarına internet üzerinden gönderecekti.

Dedesi, annesi ve babası yan odada sohbet ediyorlardı.

Dedesi İbrahim Efendi ilim sahibi bir adamdı.

Annesine nasihat ediyordu.

“Kızım farkında olmadan bir hata etmiş.

Bu hatayı yaymak daha büyük bir hata olur.

Senin için böyle söyleseler sen memnun olur musun?”

Ebrar resimleri arkadaşlarıyla internette paylaşmadan önce bir kez daha düşündü:

“Bu resimler benim olsa ve arkadaşım bunları yaysa ben memnun olur muyum?”

Hem bu resimleri, sadece kendi aralarında iken ve samimi bir ortamda çekmişti.

Geçenlerde Osman, arkadaşı Ali’nin attığı maili tüm arkadaşlarıyla paylaştığı için Ali utancından ağlamıştı.

Herkes çok üzülmüştü. Ali, Osman’a uzun süre küsmüştü.

“Hayır, bu resimleri paylaşmamalıyım.

Yoksa arkadaşlarımla aram bozulur.” diye düşündü

İçinden bir ses hâlâ, “Hepsini gönder.

Okulda biraz gülersiniz.

Ne var bunda!..

Sonuçta bir şaka!” diye dürtüklüyordu.

Ebrar, internetin ne kadar gerçek olduğunu fark etti.

Herkes unutuyordu, affediyordu ancak internet unutmuyordu, her şeyi kaydediyordu.

Şimdi bu resimleri paylaşsa hemen onu da kaydedecekti.

Kimin gönderdiği anlaşılacaktı.

Dedesinin odadan sesini duydu.

“Sen bir Müslüman’ın ayıbını ört ki Allah (c.c.) ahiret gününde senin ayıbını örtsün.

Çünkü O, örtmeyi sever.

O’nun isimlerinden biri de Settar’dır; yani O, ayıpları örtendir…

Ebrar doğruyu ve iyi olanı yapmayı çok seviyordu.

Resimlere son kez baktı ve gülümseyerek

“Allah için sizi örtmem gerekir, bu yüzden sizi siliyorum.” diye mırıldandı.

Telefonundaki resimler silinmişti.

Akşam yaşadıkları şakalar anılarda kalmıştı artık.

Şimdi daha huzurluydu.

Kaynak: Diyanet

Leave a Reply