Bilinmeyen Hayat

Orhan sınıfımızın en sessiz çocuğuydu.

Sınıfa sessizce girer, yerine sessizce oturur, sessizce dersi dinler ve yine aynı şekilde çıkıp giderdi evine.

Okuldan sonra biz maç yapmaya giderdik, o hiç gelmezdi.

Hep merak ederdik; bu, çocuk mu yoksa kocaman bir adam mı diye.

Neden hiç oyun oynamaz, yaramazlık yapmaz, tembellik etmez ki bir çocuk…

Bir gün okul çıkışı Orhan’ın yanına gittik.

Aceleyle kitaplarını çantasına dolduruyordu.

Öyle apar topar nereye gidiyor, bilmek istiyorduk.

Biz, meraklı afacan tayfasının böyle haşarılıkları olduğundan, Orhan bu duruma hiç şaşırmadı.

Bize tokat gibi gelen cümleleri duyacağımızı nereden bilelim?

Meğer Orhan’ın babası içki bağımlısıymış.

Bu yüzden kimse onu işe de almak istemiyormuş.

Kardeşi de küçük olduğu için bir tek Orhan varmış eve ekmek getiren.

O anlattıkça bizim ağzımız açık kaldı.

O devam etti anlatmaya:

“Babam geçen yıl bir iş kazası geçirdi.

Bu kazadan sonra ellerinde ve ayaklarında uyuşma olduğu için hiçbir iş yeri babamı işe almadı.

Kendini işe yaramaz hissediyordu.

Acısını unutmak için içkiye sarıldı.

Hem kendini hem de bizi çok üzdü.

Eve ekmek getiren de olmayınca iş bana düştü.

Okuldan sonra köşe başında mendil satıyorum.

Biz Orhan’ın arkadaşları olarak bir anda büyümüştük sanki…

Çünkü bizim ders çalışmaktan ve oyun oynamaktan başka işimiz yoktu.

Orhan’a yardım etmeliydik. Ama nasıl?..

Önce Orhan’ın babasına iş bulmakla başlamalıydık.

Böylece Orhan da çalışmak zorunda kalmayacaktı.

O akşam eve gittiğimde babamla konuştum.

Babam, Orhan’ın babasına, fabrikada güvenlik işini ayarladı.

Ertesi gün ailece Orhanların evine gittik.

Babam Orhan’ın babasına çalışacağı iş hakkında bilgi verdi.

Hem sevindi hem de çok mahcup oldu.

Bütün bunlar oğlunun gayretiyle olmuştu.

O da ailesi ve kendisi için içkiyi bıraktı.

Ellerindeki ve ayaklarındaki uyuşma da zamanla azaldı.

Artık bir işi vardı.

Şimdi her şey yoluna giriyordu.

Orhan’ın ve ailesinin yüzü gülüyordu.

Biz de arkadaşımızın sıkıntısını paylaşmaktan, ona yardım etmiş olmaktan dolayı çok mutluyduk.

Orhan hepimize çok şey öğretmişti. Yaşı küçük ama yüreği kocaman bir çocuktu.

Onun gibi duyarlı bir arkadaşımız olduğu için çok şanslıydık.

Kaynak: Diyanet

Leave a Reply