Beyaz Karga ve Dostları, Bir varmış, bir yokmuş, çok uzaklarda küçük bir ormanda, Beyaz Karga adında çok meraklı bir karga yaşarmış. Bembeyaz
parlak tüylerinin yanı sıra arkadaşlarından daha hızlı olan Beyaz Karga’nın en sevdiği şey cevizmiş. Bir de ormanın yakınlarındaki evlerin balkonlarından çamaşır mandallarını toplamayı çok severmiş. Hatta çok sevdiği arkadaşları Köpüş ve Tosbacık ile böyle bir günde tanışmış. Size tanıştıkları günü anlatmamı ister misiniz?

Bir Sibirya kurdu olan Köpüş ile su kaplumbağası olan Tosbacık aynı evde yaşıyorlarmış. Bir gün Tosbacık balkondaki akvaryumunda güneşleniyor, Köpüş de yerde, yumuşacık minderinin üzerinde uyukluyormuş. Balkon, neredeyse bir oda büyüklüğündeymiş ve bazı ağaçların dalları balkona değiyormuş. Balkon demirlerinin kenarlarında saksılarda çeşit çeşit çiçekler varmış. Beyaz Karga da yükseklerde uçarken yorulmuş ve balkonun oradaki büyük çam ağacına dinlenmeye gelmiş. “Keşke bir uçan halım olsaydı, böylece yorgun olsam da istediğim yere rahatça gidebilirdim, hem de uyuyarak bile…” diye düşünmüş.

Konduğu yüksek daldan etrafa bakarken balkonlara da bakmaya başlamış. Bir balkonda vantilatör görmüş, “Ne garip bir şey bu” diye geçirmiş içinden, sonra
diğer balkona bakarken dikkatini yeşil bir şeyler çekmiş. Bu bir mandal olabilir miymiş acaba? Merakla uçup balkonun demirine konmuş ve gördüğü şey onu hayal kırıklığına uğratmış. Mandal sandığı şey, ters dönmüş bir şekilde, ayakları yukarıda güneşlenen yeşil su kaplumbağasıymış meğer. Hayretle onu izlerken bir köpeğin de ona baktığını görmüş ve ilk tanışmaları bu şekilde olmuş.

O günden sonra her gün görüşmeye başlamışlar, saatlerce sohbet ediyorlarmış. Beyaz Karga onlara gördüğü dağları, tepeleri, gölleri, diğer hayvanları anlatıyormuş. Tosbacık hayallerini, ev halkının yaptıklarını, Köpüş de sahibiyle yaşadıklarını, bahçede kovaladığı kuşları, kelebekleri anlatıyormuş.

Yine bir gün Tosbacık ev halkının yaptıklarını anlatırken, herkesin çok heyecanlı olduğunu çünkü hafta sonu çok önemli bir misafiri ağırlayacaklarını söylemiş. Köpüş pek umursamıyormuş; çünkü tek istediği bahçeye çıkıp bir oraya bir buraya koşturup kelebek kovalamakmış sadece. Misafir geleceğini duyunca Beyaz Karga merak etmiş hemen, ne de olsa meraklı bir kargaymış o. “Misafir kim?” diye sormuş Beyaz Karga.

Tosbacık da, “Adı neydi, neydi? Hımm hatırladım, Jules Verne” demiş.
“Ohhh…” demiş Beyaz Karga, gözlerini kocaman açarak, “Jules Verne mi dedin? En sevdiğim yazardır. Lütfen, lütfen beni de tanıştırın; söz size dünyanın en güzel, en lezzetli cevizleri getireceğim,” demiş. Tosbacık ve Köpüş de “Tamam dostum, merak etme” demişler.

Beyaz Karga, heyecanla hafta sonunu beklemiş ve buluşma saati gelir gelmez hemen ormandan balkona uçmuş. Balkonda arkadaşları ve tanımadığı biri daha varmış. Arkadaşları onu tanıştırmışlar. Evet, onun en sevdiği yazarmış ve heyecanla sorular sormaya başlamış. “Sakin ol” demiş en sevdiği yazar, “Çok vaktim var, ne istersen sorabilirsin. Bana şimdiye kadar soru soran bir karga olmamıştı ne de olsa” diye eklemiş gülümseyerek.

Beyaz Karga başlamış sorularını sormaya: “Bayım, en sevdiğim kitaplarınız: Aya Yolculuk, Denizler Altında 20.000 Fersah ve Seksen Günde Devr-i Alem. Gerçekten aya gittiniz mi?”

“Hayır, gitmedim ama gitmeyi çok isterdim. Ben bu kitabı yazarken henüz aya gidilmemişti. Çocukken geceleri aya bakardım ve ayın beni hep takip ettiğini düşünürdüm. Ayda olmayı çok isterdim. Hatta geçen gün eski bir defterimi buldum, oraya da yazmışım bunu” demiş ünlü yazar.

Beyaz Karga sormaya devam etmiş: “Bunlar gerçek değilse, nasıl yazabildiniz?”

Yazar cevaplamış: “Yazdıklarımın gerçek olmasına gerek yok ki, hayal ettiklerimi; hayalimde gördüğüm yerleri, insanları, hayvanları da yazabilirim. Denizlerin altına inebilirim, dünyanın etrafını gezebilirim, benim bu yazdıklarıma bilim kurgu deniyor.”

Hava kararmış, yıldızlar gökyüzünde belirmiş. Beyaz Karga sormaya devam etmiş, etmiş… Soruları bitmiyormuş ama bakmış ki akşam olmuş, üzülerek soru sormayı bırakmış. Veda vakti gelmiş. Ünlü yazar, “Seninle tanıştığıma çok sevindim. Sen çok akıllı ve meraklı bir kargasın, bundan sonra seni ve arkadaşlarını sık sık görmeye geleceğim, bu arada sormak istediğin sorular
olursa bana mektup yazabilirsin’’ demiş. Beyaz Karga bu sözleri duyunca çok mutlu olmuş. Vedalaşmışlar. Ünlü yazar evine dönmek için oradan ayrılmış. Beyaz Karga, yazarla tanıştırdıkları için arkadaşlarına sarılmış ve gelirken yanında getirdiği cevizleri onlara vermiş. Sonra da ormana doğru uçmuş. Nasıl olsa ertesi gün yine arkadaşlarının yanına gelecekmiş.

Fatma Emirza Adıgüzel

DORİ VE ASASI

You may also like

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.