Alisenin Uzay Yolculuğu, Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı, bulutlar gökyüzünü kapladı. Çok uzun süre İstanbul’a yağmur yağdı, güneş bulutların
arkasında saklanıp durdu. Kimse buna bir anlam veremedi.

Herkes güneşe hasret kaldı. Alise,6 uyandığında tekrar gökyüzüne baktı, gökyüzü bulutlarla kaplı olduğu için yine güneşi göremedi. Bir yandan da çok heyecanlıydı çünkü bugün Oyuncak Müzesi’ne gidecekti.

Oyuncak Müzesi’ne geldiğinde onu kapıda iki kurşun asker karşıladı. Müzedeki oyuncakların hepsi de birbirinden güzeldi. Bir süre sonra müze müdürü tüm ziyaretçileri bahçede topladı ve “Bugün 23 Nisan olduğu için müzemizi ziyaret eden çocuklara oyuncaklar hediye edilecek” dedi ve bütün çocuklara hediye paketleri dağıtıldı. Alise hediye paketini açtığında içinden ahşaptan renkli bir uçak çıktı. Alise, oyuncağıyla birlikte müze gezisini tamamlayıp eve döndü.

Alise çok mutluydu. O gece uyuyana kadar oyuncak uçağıyla oynadı. Uçağını çok sevdi ve ona Hür kuş ismini verdi. Sonra Hür Kuş’u başucuna koyarak uykuya daldı. Gece bir ara uyandı.

Gördüklerine inanamadı. Oyuncak uçağı odanın içinde uçuyordu. Alise bir süre sessizce Hür Kuş’u izledi. Birden Hür kuş, Alise’nin uyandığını fark etti ve yere kondu. Alise, şaşkınlık içinde Hür Kuş’la konuşmaya başladı:

“Sen uçabiliyor musun?”

“Evet.”

“Peki, bu nasıl olur?”

“Ben sihirli bir uçağım, beni yapan oyuncak ustası ‘Eğer bir çocuk seni çok severse gerçek bir uçak olursun,’ demişti. Sen de beni çok sevdin ve sihir gerçek oldu. Bu arada bana verdiğin ismi de çok beğendim.”

Alise yatağından kalkarak, “Biliyor musun, ben de hep pilot olmayı hayal ediyorum.”

“O zaman beraber uçabiliriz” dedi Hür kuş heyecanla.

Sonra Alise üzgün bir şekilde, “Ama bizim şehrimizde aylardır fırtına var ve yağmur yağıyor. Hava böyleyken uçabilecek miyiz peki?” dedi.

Hür kuş gülümseyerek, “Hey Alise, ben sihirli bir uçağım. Bulutların üstüne çıkarsak rahatça uçabiliriz” dedi.

Sonra Alise uçağa bindi. Odanın içinde bir tur atıp pencereden dışarı çıktılar. Yağmurun altında gökyüzünde süzüldüler. Bulutların arasından geçerek uçmaya devam ettiler. Alise, Hür Kuş’la beraber gökyüzünde gezinirken buluttan bir dev gördü.

Yaklaşıp “Merhaba!” dedi. Bulut Dev o kadar çok ağlıyordu ki bir süre Alise’yi hiç fark etmedi bile. Sonra Alise’ye dönüp, “Merhaba, küçük kız” dedi. Alise, Bulut Dev’ e neden ağladığını sordu. Bulut Dev, Alise’ye, “Ben çok mutlu biriydim. Ancak Göktaşı Kral benim mutluluğumu aldı. O gün bugündür ağlıyorum” dedi. Alise, “Sana yardım etmek isterim. Göktaşı Kral’ın nerede yaşadığını biliyor musun?” diye sordu. Bulut Dev, “Bunu yalnızca Ay Dede bilir” dedi.

Alise, sihirli uçağıyla Ay Dede’nin yanına geldi. Sonra Ay Dede’ye, Bulut Dev’ in hikâyesini anlatıp Göktaşı Kral’ın şatosunun nerede olduğunu sordu. Ay Dede, Alise’ye “Göktaşı Kral’ın şatosunu bulmak için Kutup Yıldızı’na gitmelisin. Kutup Yıldızı’na geldiğinde o sana yolu gösterecektir.” Sonra Alise’ye biraz ay tozu vererek “Bunu uçağına koyarsan seni Kutup Yıldızı’na kadar götürecektir,” dedi. Alise ay tozunu aldı ve yola koyuldu.

Gezegenlerin, kuyruklu yıldızların yanından geçerek Kutup Yıldızı’nın yanına geldi. Kutup Yıldızı, Alise’ye “Dur bakalım nereye gidiyorsun?” diye seslendi. Alise, “Merhaba Kutup Yıldızı, beni Ay Dede gönderdi. Göktaşı Kral’ın şatosunu arıyorum” dedi ve Bulut Dev’ in hikâyesini ona anlattı. Sonra Kutup Yıldız’ının gösterdiği yöne giderek Göktaşı Kral’ın şatosunu buldu.

Şatonun kapısını çaldı. Kapıyı Göktaşı Kral açtı. “Merhaba Göktaşı Kral, ben Alise. Buraya çok uzak bir yoldan geliyorum” diyerek yolculuğunu ona anlattı.

Göktaşı Kral üzgün bir şekilde Alise’ye bakarak onu içeri davet etti. Alise, içeri girdi ve şato da gezintiye çıktılar. Sonra Alise, Göktaşı Kral’a dönerek, “Bulut Dev aylardır ağlıyor; neden onun mutluluğunu aldın?” dedi.

“Çünkü ben bu şatoda çok yalnız ve mutsuzum. Bulut Dev’ in çok mutlu olduğunu duydum. Ben de mutlu olmak için onun mutluluğunu aldım. Ama hâlâ mutsuzum” dedi.

Alise, Göktaşı Kral’a, “İstersen birlikte çok güzel oyunlar oynayabiliriz” dedi ve sonra Göktaşı Kral, Alise’den yardım isteyerek “Ben de mutlu olmak istiyorum, bana yardım edebilir misin?” dedi. Alise ve Göktaşı Kral birlikte uçağa binerek Kutup Yıldız’ının yanına geldiler. Kutup Yıldızı onlara dönüş yolunu gösterdi ve Alise’ye biraz yıldız tozu vererek, “Bunu uçağına koyarsan
geri dönmene yardımcı olacaktır” dedi. Sonra Göktaşı Kral’la beraber tekrar kuyruklu yıldızların ve gezegenlerin arasından geçerek Ay Dede’yi buldular. Ay Dede onları görünce çok sevindi. Hep birlikte Bulut Dev’ in yanına geldiler. Alise, Bulut Dev, Ay Dede ve Göktaşı Kral birlikte oyunlar oynayıp arkadaş oldular. Bulut Dev’ in gözyaşları dindi ve yeniden mutlu oldu. Göktaşı Kral da aradığı mutluluğu bulmuştu. Bulut Dev ve Göktaşı Kral, Alise ve Hür Kuş’a dönerek teşekkür ettiler.

Sonra, Alise onlara veda ederek sihirli uçağıyla tekrar odasına döndü. Uçağını masanın üstüne koyarak uykuya daldı. Sabah olduğunda yağmurlar dinmiş, bulutlar dağılmış, güneş açmıştı. Herkes sevinçle gökyüzünde parlayan güneşe bakarken Alise masasının üstündeki Hür Kuş’a göz kırparak gülümsedi.

Serhat Keskin

BİR NİNE DAHA

You may also like

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.