Kayra Han Yerde dokuz dallı bir ağaç bitirdi, işte bu ağaç ulu kayındır dedi.

Dünyanın yeraltının ve gökyüzünün tam merkezindedir. Dalları gökyüzünü ayakta tutar. Kökleri toprağın tüm katlarını delip yeraltı tengizine kadar uzanır.

Bu ağacın her yanı Tanrı’dan hep süslüymüş.
Kabukları, kütüğü, tıpkı som gümüşlüymüş.
Ağacın gövdesinden bir usare akarmış,
Bu kutsal suyun rengi, altın gibi parlarmış.
Ağacın budakları, ta göklere uzanmış,
Gören sanırmış sanki dokuz kollu şamdanmış!
Yaprakları büyükmüş, dallarından sarkarmış,
Yaprakların her biri, bir at derisi kadarmış,
Ağacın tepesinde bir usare çıkarmış,
Köpük, köpük kaynayıp, sarı renkte akarmış!

Tengri ulu kayının her dalının altında ayrı bir adam yarattı ve “dokuz millet olsun!” dedi. Erlik bu insanları kıskandı ve onlara kötülük etti. Onları kötülüğe sürükledi ve kendi tarafına çekti.

Bunun üzerine erlik tekrar lanetlendi. Tengri kendisi için de göğün on yedinci katında bir nur âlemi yaratarak oraya çekildi. Ülgen’i yaratıp ona on altıncı katta yer verdi.

Ülgen erliğin yaptıklarını göz ardı edemiyordu, bu sebeple Mandı-Şire adında bir yiğit yarattı, Ülgen ona olan bitenlerin hikmetini verdi.

Mandı-Şire düşünüp durdu birden,
Şeytanları görünce, kalbi buruldu birden,
“Bu ne kötü düzendir, şeytanlar hep azarlar!
“Tanrının insanları, yeryüzünde yaşarlar!
“Şeytanın adamları gökyüzünü basarlar!
Tanrıya doğrusu bu, Mandı-Şire darıldı,
Düşman oldu şeytana, harbe hazırlandı,
Şeytanda karşı geldi, vuruştular bir zaman,
Mandı-Şire’yi yaktı, ateş püskürttü şeytan,

Mandı-Şireyi yakarak yendi ve esir aldı. Bunun ardından Mandı-Şireyi ve maiyetindekileri alarak yasak olmasına rağmen yeryüzüne kaçtı ve insanları yoldan çıkartarak kendine hizmetkâr etti.

Yeryüzünde dengesizliklere sebep oldu, tengri gibi yaratmak dilediğinden deneyler ve büyüler yaparak tüm dengeyi alt üst etti. Kayra Han çok öfkelendi, Ülgen’i huzuruna çağırarak.

OL! Diye emretti.

Ve beni yarattı. Bana olan biten şeylerin hikmetini verdi ve ilimlerle donattı.

Ülgen’e seslenerek,

Bu bahadır May-Tere dir. Benim öfkemden doğmuştur, ben onu insanlara han olarak yarattım ona göz kulak olasın ve revan olacağı yolda yardım edesin diye buyruk verdi ve bana pusat hediye etti. Bunun üzerine Ülgen bana altından yapılmış bu yay ve okları verdi ve beni yeryüzüne gönderdi.

Peki? Sen kimsin ufaklık diyerek aşinaya doğru baktı, Aşina o sırada mayışmış bir şekilde yarı uykulu benim adım Aşina, boz kurdum diyerek düşler ülkesine teslim oldu.

May-Tere gözlerini aşinadan ayırmadı bir süre ona bakarak inceledi, birbirine  denk iki kulağı aşağı düşmüş, kök (mavi) tüyleri ışıl, ışıl, kara gözlerini  kapatmış dinleniyordu.

Devam Edecek…

Yazan: Önder ALTAY

Bu kısa öykülerden oluşan seri, genel olarak Türk Mitolojisi ve Türk destanlarının bütünleşmiş bir biçimiyle kurgulanmıştır.

Türk Mitolojisi Üzerine Kurgulanmış Fantastik Hikaye Serisi

Önceki Bölüm : 7-AV

İlk Bölüm İçin Lütfen Tıklayın. May-Tere Uyanış

You may also like

Başkurt

7-Av

Erlik Bey’im, iki varlık gördüm, biri mahiyetinizde olanlara benzer idi, bir diğeri ise kurt idi. ...

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir