2-Kızıl Çiçekler

Kızıl Çiçekler

Birdenbire yüksek bir ses duyuldu ve gözlerini ilk açan aşina oldu, gökyüzünde alışılmamış bir şeyler oluyordu, gök olağan dışı bir şekilde gürlüyor rüzgâr ise çok şiddetli esiyordu.

Aşinayı esir almış olan huzursuzluk artık korku ile birleşmişti bu olan neydi, alfa seslendi toplanın, bu ses ile aniden atıldı ve yer bulabildiği bir kayaya ulaştı.

Meraklı ve ürkek gözlerle etrafı izliyordu.

Gök çok hiddetlenmişti ne olmuştu ki?

Neden bu kadar kızmıştı?

Bu sorular aklını kemirdikçe gök daha çok hırçınlaşıyordu.

Herkes alfaya dönmüş ondan bir şeyler bekliyorlardı.

Abike de bunun farkındaydı ama ne yapılması gerektiğini oda bilmiyordu daha önce bunu ne görmüş nede bir önceki nesillerden dinlemişti.

Abike birbirinize yakın durun demekten başka bir şey yapamadı.

O sırada bir cesaretle gökyüzüne bakan Aşina şimşeklerin sürekli çaktığını gördü arada aydınlanır gibi olan gökyüzünde bir şeyler görmeye çalışsa da devamında seri bir şekilde düşen yıldırımlar bu düşünceden onu hemencecik uzaklaştırdı.

Yıldırımlar ormanın belirli belirsiz her yerine düşüyordu, ağaçlar yıkılmaya başlamıştı, hemen sonrasında kızıl çiçek alevler yükselmeye başladı.

Her şey daha karmaşık anlamsız ve korkutucu olmaya başlamıştı, o sıra alfa seslendi, her kes gölet’e koşsun.

Bütün sürü aniden hareketlenmeye başladı ama hemen yanı başlarına düşen bir yıldırım kocaman bir ağacı kayaların üzerine alevler içerisinde devirdi, Aşina, Abike diye seslendi.

Abike ani bir hareketle kendini kurtardı.

Oyalanmayın herkes gölet’e diye seslendi.

Her taraftan alevler yükseliyor alacakaranlık yok olmuş sıcak, aydınlık ve yıldırımlardan başka bir şey yoktu.

Yıldırımlar durmadan düşüyordu.

Gölet’e yönelen sürü çok zor durumdaydı bütün ormandan haykırışlar duyuluyor tüm hayvanlar panik içerisinde gölet’e doğru koşuyordu.

Kimse kimseyi tanıyacak ve yardımcı olacak durumda değildi.

Aşina bu durum içerisinde Abikeye baktı ve o elinden geleni yapmaktaydı.

Ağaçlar birbiri ardına düşmeye başladı Abike sürüden bir guruba yöneldi ama yetişemedi bir grup ağaçlar altında kalarak alevlere teslim olmuştu.

Bu durum sürü içerisinde iyice paniğe yol açtı.

Bazıları durumun karışıklığı ve korku yüzünden Abikenin komutlarını bile duymaz olmuştu.

Kafalarına göre sağa sola koşmaya başlayan her birey alevler tarafından yutuluyordu.

Bölgeye hâkim olan sürü artık yeterince bireye sahip değildi.

Aşina ailesine ve Bakuy’a bakıyordu.

Gözleri onları tam bulmuştu ki Abike birden sıçradı, büyük bir ağaç hepsinin üzerine düşmek üzereydi, Aşina haykırdı dikkat edin, grup durumu fark ettiğinde artık kaçmak için zaman kalmamıştı ve diğerleri gibi alevler onları da yuttu.

Aşina bulunduğu yerden koşmaya başladı o tarafa doğru atıldı ama birdenbire yuvarlanmaya başladı, bu Abikeydi aşina ya engel olmak için üzerine atılmış onu da diğer bir ağacın altında kalmaktan kurtarmıştı.

Aşinayı sakinleştirmek mümkün değildi, Abike onu gırtlağından ısırdı ve sakin ol yapılacak bir şey yok görmüyor musun?

Her şey yok olmak üzere diğerlerine yardım etmeliyiz dedi.

Aşina bunu istemeyerek de olsa kabul etti.

Hemen sürüden kalanları bulmak ve Gölet’e ulaşmak için davrandılar.

Ayrıldıkları bölgeye döndüklerin de sürüden kimse orada yoktu.

Abike Gölet’e gitmişlerdir, diyerek o tarafa yöneldi.

Aşina her gün gittiği bu yolun bu kadar uzak ve zor olabileceğini hiçbir zaman düşünmemişti.

Sanki yol bitmiyor gölet kendisine ulaşılmaması için kendilerinden kaçıyor gibiydi.

Nihayetinde sonunda Gölet’e ulaştılar ama gördükleri manzara karşısında hayrete düştüler, birçok hayvan buraya ulaşmış ama devrilen ağaçlar ve alevler tepeleri de yıkarak heyelan yaratmıştı Gölet’in üzerinde su dışında her şey vardı, heyelan üzerine düşen ağaçlar Gölet’i bir alev gölüne çevirmişlerdi.

Ve her yerden ölen ve yanan hayvanların kokuları geliyordu.

Artık ne yapılması gerekiyordu iyice çaresiz kalan ikili sağa sola bakıyordu.

O sırada Abike sürünün geri kalanının Gölet’e ulaştığını ama diğer hayvanlarla aynı kaderi paylaştıklarını gördü.

Abike ormanda duramayız dışarı çıkmalıyız dedi ve koşmaya başladılar, aşina daha önce ormandan hiç ayrılmamıştı, Abikeyi var gücüyle takip etmeye başladı.

Devam Edecek…

Yazan: Önder ALTAY

 

Bu kısa öykülerden oluşan seri, genel olarak Türk Mitolojisi ve Türk destanlarının bütünleşmiş bir biçimiyle kurgulanmıştır.

 

Üçüncü Bölüm İçin Lütfen Tıklayın. May-Tere Beklenmedik

İlk Bölüm İçin Lütfen Tıklayın. May-Tere Uyanış

You may also like

Başkurt

10-Ulukayın

Gecenin ilerleyen saatlerinde ufukta Ulu kayın göründü. Karanlık içerisinde etrafında uçan ruhların mavi ışığı altında ...
Başkurt

9-Tulpar

Kara Baykuş seslendi, şu taraftan itler!.. İt-Barak soyundan iki grup bu ses üzerine hırçınca kükrediler, ...

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir