Toprak Yiyen Adam

Seviye: 7-14 yaş

Vaktiyle uzak şehirlerden birinde bir adam yaşıyordu. Bu adamın kötü bir huyu vardı. Kendini toprak yemekten bir türlü alıkoyamıyordu. Saksıda, bağda, bahçede, yolda, her nerede toprak görse hemen bir parça ağzına atıyor, afiyetle çiğniyordu. “Toprak yenir mi, afiyetle çiğnenir mi?” diye hiç sormayın. Bu adam zevkle yiyordu toprağı. Akrabaları, dostları ve arkadaşları adamı bu huyundan vaz geçirmek için çok uğraşıyorlardı ama adam söz dinlemiyordu.

Bir gün adam, şeker almak için bakkala gitti. Bakkal sahtekarın biriydi. Çoğu zaman müşterilerini kandırır, verdiği ürünleri eksik tartardı. toprak yiyen adama da o gün şöyle dedi:

—Ben terazimde tartı olarak toprak kullanırım. Bir kilo şeker için kefenin diğer tarafına bir kilo ağırlığında toprak koyarım. Eğer istemezsen bekle de demir tartı bulup getireyim.

Adam terazinin kefesine konan toprak parçasına baktı. Birden iştahı kabardı. Topraktan koparıp yememek için kendini zor tutuyordu. İştahla yutkunarak:

Demir tartıya gerek yok, dedi. Toprakla tartsan da olur.

Adam böyle derken bir yandan da topraktan bir parça koparıp ağzına atmanın çaresini arıyordu.

Bakkal, uyanık biriydi. Adamın toprak yemek için nasıl da iştahla topağa baktığının farkındaydı. Yavaş adımlarla şeker getirmek için dükkanın köşesine gitti. Mahsus yavaş hareket ediyor, şeker çuvalını göremiyormuş gibi davranıyor, vakit geçiriyordu.

Terazinin başında kalan adam dayanamadı. “Nasıl olsa bakkal beni görmüyor.” diye düşünerek topraktan bir parça koparıp ağzına atı.Tadı öyle güzel geldi ki biraz daha biraz daha derken kefedeki toprağı iyice azalttı.

Bakkal ise göz ucuyla adamı izliyor, durumdan memnun bir şekilde gülümsüyordu. İçten içe: “Be şaşkın adam!” diyordu, “Sen topraktan yedikçe alacağın şekerin miktarı azalıyor. Kendinden çalıyorsun da haberin yok. Hadi biraz daha ye de tartıdaki toprak azıcık kalsın; böylece evine götüreceğin şeker azaldıkça azalsın.”

O böyle sevinirken adam toprak yemeye devam etti. Kendince en sevdiği şeyi yiyerek kazançlı çıktığını sanıyordu. Bakkalın kendini fark etmemesine seviniyordu.

Az sonra bakkal geldi ve şekeri terazide tartıp adamın eline tutuşturdu. Adam evine dönerken torbasında azıcık şeker vardı. Kefedeki topraktan yiyerek, alacağı şekeri ne kadar azalttığının farkında bile değildi. Bakkala görünmeden toprak yediği için hala sevinip duruyordu. Bakkal ise adamın ardından sinsi sinsi gülüyordu.

 

(Mesnevi, Cilt IV, Beyit: 636-655)

#Kıssadan Hisse:

Bakkal gibi doğruluğu elden bırakıp sahtekarlık yapanlar dünyada kârlı çıkmış gibi görünseler de ahirette zararlı çıkacaklardır.

Toprak yiyen adam gibi zararlı alışkanlık edinen ve tavsiyelere kulak asmayanlar da zararlı çıkacaklardır.

Hırsızlık çok kötü bir şeydir. Hırsızlık yapan kazandım zanneder ama aslında kaybetmektedir.

Ahirete götüreceğimiz azığımızı salih amellerle doldurmalı, vaktimizi lüzumsuz işlerle harcamamalıyız.

Cevap yaz