Keloğlan’a Anne Nasihati

Seviye: 4-7 yaş

Hava ne kadar da sıcaktı böyle. Sanki güneş üşenmemiş de ta yeryüzüne kadar inmişti. Gökyüzünde bir tane bulut yoktu. Allah’tan ağaçların gölgesi vardı.

Ne kadar da güzel şeydi şu ormanlar. Hem havayı temizliyor, hem de insanlara gölgelik oluyordu.

Ama çalışmak da çok önemliydi. Çalışmazsan, alın teri akıtmazsan rızkı nasıl elde edecektin? Çalışmak kadar güzel bir şey mi var? Üretmek ve insanlara faydalı olmak lazımdı.

Bakın uzaklardan annesi yine Keloğlan’a sesleniyor. Ne yaptı bu sefer Keloğlan, gelin kulak misafiri olalım.

— Off offf yine annem sesleniyor. Uyuyakalmışım. Ne kadar da çok uyumuşum öyle. Ne yapayım, akşam uyutmadı ki Cankız ve Mehmet.

— Oğlum gel de yardım et bana. Şu tarlayı adam edelim.

Annesinin serzenişi ile kendini toparlayan Keloğlan, annesinin yanına yarı uykulu bir vaziyette gelmişti.

— Anne neden her gün çalışmak zorundayız? Bugün de çalışmasak olmaz mı? diye sitemli sitemli konuştu.

Annesi Keloğlan’ın bu tavrı karşısında tebessüm ederek konuşmaya başladı:

— Benim Keleşoğlum! Şu söylediklerimi kulağına küpe yap! Çalışmak bize çok şey kazandırır. Hem kimseye muhtaç olmayız hem de alnımızın teriyle helalinden rızık kazanmış oluruz. Biz çalışmaz, aylak aylak dolaşırsak ne kendimize ne de insanlığa faydalı olabiliriz. Hem Rabbimiz ne buyurur biliyor musun? “İnsan için ancak çalıştığı vardır” Yani biz elimizden geleni hakkıyla yapalım ve gerisini Allah’a bırakalım ki O da bize rızkımızı bol bol versin.

Eğer biz şimdi vaktimiz varken tarlamızı ekmez isek hasat zamanı geldiğinde topraktan ne bekleriz? Şimdi ekip biçiyoruz ki yazın ürettiğimiz sebzeleri kurutup kışın rahatça yiyebilelim.

Yazın hem üretiyor, hem komşularımıza ikram ediyor hem de pazarda satıp rızkımızı kazanıyoruz.

Peygamberimiz çalışkan olanı, çalışıp helalinden kazananı hem övmüş hem de helalinden çalışmanın ibadet olduğunu söylemiş.

Dinimizin bizlere bu kadar tavsiyesi varken biz yan gelip yatalım mı oğlum? Sen de elinden geldiğince, gücünün yettiği kadar çalışmalı, üretmeli ve insanlara faydalı olmalısın. Unutma “Veren el alan elden üstündür.”

Annesinin bu sözleri Keloğlanı derinden etkilemiş, şimdiye kadara tarladan, bağdan bahçeden kaçmak için yapmış olduğu o kadar oyunu hatırlayarak üzülmüştü.

Annesi ne kadar da çok haklıydı. Güneşin alnında çalışan onca insan vardı. Kimi tarlada çalışıyor, kimi odun getiriyor, kimi un öğütüyordu. Bütün bunları düşündükten sonra Keloğlan bir karar aldı:

Bundan böyle annesinin bir dediğini iki etmeden sözünü dinleyecek ve o da elinden geldiğince çalışıp, insanlığa faydalı bir birey olacaktı.

Evet, sevgili çocuklar bizler de elimizden geldiğince derslerimize çalışalım. Öğretmenlerimizin, anne babalarımızın sözlerine iyi kulak verelim.

Ülkemize faydalı bireyler olmak için gayret gösterelim.

Yazan :Bayram MİROĞLU

Yazar Hakkında:

Bayram MİROĞLU

Yazmak dinlendirir bazen insanı,
Bazen de susan yüreğinizin haykıran sesi oluverir.
En iyisi biz güzeli,doğruyu haykırmaya devam edelim...

Cevap yaz