Karlar Ülkesinin Prensesi

Mutlu vakitlerin birinde beyaz bir ülke varmış.

Bu ülkede zaman su gibi akıyormuş. Bir kış günü, güzel bir düğün olacakmış. Karlar prensesi Karses ile karlar prensi Karprens evleniyorlarmış. Karses karlar prensesiymiş. Ak yüzlü, ak elbiseliymiş. Kabarık eteklerine boncuklar yağıyormuş. Karprens ise yakışıklı, iyi kalpli bir prensmiş. Kimseleri üzmezmiş. Hele prensesini asla.

Her yere haber salınmış. Düğün dernek kurulmuş. Ülkenin bütün kardan adamları, kardan kadınları, kardan çocukları, kardan hayvanları hep bu düğüne gelmişler. Onları eğlendirmişler. Kırk gün kırk gece bu düğün mutluluk içinde sürmüş.

Kırkıncı günün sabahında gökten cemreler inmiş. Bunlar bahar habercisiymiş. İlk cemre havaya haber salmış:

– Kraliçemiz Bahar, bir emir almış. Bu ülkeye geliyormuş. Herkes hazırlığını yapsın, Kraliçemize yer açsın, demiş.

Cemrenin haberini Karprens’e uçurmuşlar. Şöyle demiş prens:

– Daha acelemiz yok. Biraz daha kalabiliriz. Karses cevap vermiş:

– İyi güzel ama bir önlem almalıyız. Kraliçe gelmeden buradan ayrılmalıyız, demiş. Eşine hak vermiş prens.

Günlerce düşünmüşler. Nereye gideceklerine karar verememişler. Derken gökten ikinci cemre inmiş. İkinci cemre haberi suya salmış:

– Git karlar prensine söyle. Kraliçemiz Bahar, emir aldı. Ülkenize gelecek. Hemen toparlansınlar. Çarelerine baksınlar, demiş.

Karlar ülkesini bir telaştır kaplamış. Herkes birbirine aynı şeyi diyormuş:

– Kraliçe Bahar haber salmış. Ülkemize geliyormuş. O gelirse yerleşir, bir daha kolay kolay bir yere gitmez.

– Evet evet! demişler. Hemen buradan göçüp, başka ülkelere yerleşmeliyiz.

Kardan adamlar, kardan kadınlar, kardan çocuklar, kardan prensesle kardan prense gitmişler:

– Sayın prensimiz ve sevgili prensesimiz! Düğününüz çok güzel oldu. Hepimiz çok mutlu olduk. Fakat şimdi görüyorsunuz ki, ülkeye bahar geliyormuş. Ne yapmamız gerekiyor? diye sormuşlar.

Karlar prensi çok rahatmış. Çünkü çareyi çoktan bulmuş:

– Sakin olun bakalım! Telaşlanmayın. Biz iyi niyetli oldukça her şey çok güzel olacak. Beni onaylarsanız bir yere gitmeyelim. Baharı karşılayıp, ona yardım edelim, demiş.

– Biz kardan adamlarız. Ona nasıl yardım edebiliriz ki? demişler.

– Kraliçe Bahar’ın bol suya ihtiyacı olacak. Ona yardim edelim. Su ihtiyacını biz karşılayabiliriz. Baharın sevincini birlikte yaşayabiliriz, demiş.

Halkı, Karlar prensine çok güveniyormuş. Onu onaylamışlar. Baharı beklemişler. Baharın üçüncü habercisi cemre bu kez toprağa kadar inmiş:

– Üstündeki karlara söyle Kraliçemiz Bahar buraya geliyor. Bir çaresine baksınlar. Ülkeden ayrılsınlar, demiş.

Karlar Ülkesi sakinleri çok rahatmış. Prenslerini dinlemişler. Baharı karşılamışlar. Kraliçe Bahar çok susuzmuş. Solgun ve de mutsuzmuş.

Karlar Ülkesi sakinleri Güneş’e kucak açmışlar. Güneş onlara sevgiyle gülmüş. Hep birden erimişler. Karses ile Karprens el ele vermişler. Arkalarına kardan adamlar, kardan kadınlar, kardan çocuklar ve hayvanlar takılmışlar. Irmak olup akmışlar. Baharın çiçeklerine su olup, hayat vermişler. Kırları renk renk süslemişler.

Kraliçe Bahar, çok sevinmiş. Karlar ülkesinin iyi kalpli sakinlerini sevgiyle kucaklamış. Onlar gibi iyi dost bulduğu için çok mutluymuş. Artık o ülkede elbirliği içinde yaşamışlar. Karses ile Karprens koca bir yazı çiçeklerle birlikte geçirmişler. Kış gelince yeniden ayağa kalkmışlar. Halkı toplamışlar. Kardan adamlar, kardan kadınlar, kardan çocuklar ve hayvanlar artık çok mutluymuş. Prensle, prensesleriyle çok mutlu yaşamışlar. Kraliçe Bahar’ın en yakın dostu olmuşlar. Dostluğun ve yardımlaşmanın mutlu tadına varmışlar.

Cevap yaz