Canan Tırtıl

Seviye: 4-7 yaş

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde uçsuz bucaksız bir yerde kırlar içinde yemyeşil ağaçlar rengârenk çiçekler içinde güzel bir orman varmış.

Bir gün orada yaşayan Can adında bir arıcık varmış. Yavaş yavaş bahar mevsimi gelmiş. Çiçekler açmaya başlamış. Can arada bal yapmak için çiçekten çiçeğe dolaşıp polen topluyor, oradan oraya geziyormuş.

Bir gün polen toplarken ağaçta bir ses duymuş. “Kolay gelsin” demiş biri. Bakmış ki bir tırtıl. “Sağ ol demiş” bizim Can Arı ve devam etmiş konuşmaya:

“Peki sen kimsin kardeş”

“Benim adım da Canan, seni uzun zamandır buralarda görüyorum. Çok çalışkan bir arısın, her gün bıkmadan usanmadan çalışıyorsun. Benimle arkadaş olur musun?”

Canan ağaçtan ağaca dolaşıp, o yaprak senin bu yaprak benim demeden onları yavaş yavaş kemiren bir tırtılmış.

Canan Tırtıl’ın arkadaşlık isteğini geri çevirmek istememiş Can arı ve hemen bu isteği kabul etmiş. İşlerini hiç aksatmadan boş zamanlarında beraber oyun oynamaya, saklambaç oynamaya başlamışlar.

Bu, günlerce böyle devam etmiş. Can her gün tırtılın yaşadığı ağaca geliyor, beraber oynuyorlarmış. Fakat günler geçtikçe Canan tırtıl çok sevdiği Can Arı gibi uçamadığına içerliyor, belli etmemeye çalışsa da çok üzülüyormuş. Bu durumu anlayan Can Arı, arkadaşı Canan Tırtıla:

“Canım arkadaşım, neden üzgünsün sen?” diye sormuş.

Canan Tırtıl:

“Arkadaşım ben her gün bu ağaçtayım. Senin gibi gökyüzünde uçamıyor, o diyar bu diyar gezemiyorum. Sadece senin anlattıklarınla yetiniyorum. Üzüntüm bunun içindir.” diye cevap vermiş.

Tırtıl arkadaşının anlattıklarını dinleyen Can Arı:

“Kıymetli arkadaşım! Bunun için senin üzülmene gerek yok ki. Rabbimiz hepimizi bir amaç için yaratmıştır. Ve hepimizin farklı hizmetleri vardır. Hem sen günün birinde kim bilir belki benim gibi uçarsın.” demiş gülümseyerek.

Arkadaşının bu söylediklerini o an için bir anlam veremeyen tırtıl neyse demiş ve oyunlarına devam etmişler.

Günlerden bir gün yine beraber saklambaç oynuyorlarken, tırtıl çok yorgun olduğunu ve dinlenmesi gerektiğini söylemiş. Uykusunda güzel bir rüya görmeye başlamış. Hiç bu kadar uzun uyuduğunu da bilmiyormuş. Derken bir kabuğun içinde açmış gözlerini. Bu da neyin nesi, demiş kendi kendine. Sonra kozanın içinden çıkmış, karşısında çok sevdiği Can Arı bekliyormuş ve gülümseyerek ona bakıyormuş.

Meğerse bizim Canan Tırtıl güzel mi güzel bir kelebekmiş artık.

“Gördün mü arkadaşım, ben sana söylemiştim, sen de benim gibi uçabileceksin artık.” demiş.

Canan Tırtıl sevinçle “Ne oldu bana böyle arkadaşım?” demiş. Can Arı:

“Ne olacak bunca zaman çalışmanın karşılığını aldın” demiş.

İşte böyle çok kıymetli çocuklar! Sizler de çok çalışıp derslerinizi aksatmazsanız çok sevdiğiniz öğretmeniniz, doktor anneniz gibi istediğiniz güzel bir mesleğin sahibi olabilirsiniz.

Yazan: Ayşe ÜNSAL

Cevap yaz