Ahde Vefa

Seviye: 7 yaş ve üzeri

Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken, huzura üç genç girerler. Derler ki:

— Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine getirin.

Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence dönerek:

— Söyledikleri doğru mu, diye sorar.

Suçlanan genç:

— Evet doğru, der.

Bu söz üzerine Hz. Ömer;

— Anlat bakalım nasıl oldu, diye sorar. Bunun üzerine genç anlatmaya başlar:

— Ben bulunduğum kasabada hali vakti yerinde olan bir insanim. Ailemle beraber gezmeye çıktık, kader bizi arkadaşların bulunduğu  yere getirdi. Hayvanlarımın arasında bir güzel atım var ki dönen bir defa daha bakıyor. Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların bahçesinden meyve koparmasına engel olamadı. Arkadaşların babası içeriden hışımla çıktı, atıma bir taş attı, atım oracıkta öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir taş attım, bu kez de adam öldü. Kaçmak istedim fakat arkadaşlar beni yakaladı, durum bundan ibaret.

Bu söz üzerine Hz. Ömer:

— Söyleyecek bir şey yok, bu suçun cezası idam. Madem suçunu da kabul ettin, dedi.

Delikanlı söz alarak;

— Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya başladı;

— Ben memleketinde zengin bir insanım. Babam rahmetli olmadan bana epey bir altın bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz için Allah indinde sorumlu olursunuz. Bana üç gün izin verirseniz ben emaneti kardeşime teslim eder gelirim. Bu üç gün içinde yerime birini bulurum, der.

Hz. Ömer dayanamaz:

— Bu topluluğa yabancı birisin. Senin yerine kim kalır ki, der.

Sözün burasında genç adam ortama bir göz atar ve

— Bu zat benim yerime kalır, der. O zat Hz. Peygamber (s.a.v) efendimizin en iyi arkadaşlarından, daha yaşarken cennetle müjdelen Amr bin As’dan başkası değildir. Hz Ömer Amr’a dönerek:

— Ey Amr delikanlıyı duydun, der.

O yüce sahabi:

— Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest bırakılır.

Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzeredir ama gençten bir haber yoktur. Medine’nin ileri gelenleri Hz. Ömer’e çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr bin As’a verilecek idamın yerine, maktulün diyetinin verilmesini teklif ederler. Fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.

Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı verir;

— Bu kefil babam olsa fark etmez, cezayı infaz ederim.

Hz. Amr bin As ise tam bir teslimiyet içerisinde der ki;

— Biz de sözümüzün arkasındayız.

Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer gence dönerek;

— Evladım! Gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı. Neden geldin, der.

Genç başını kaldırır ve:

— Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.

Hz. Ömer  bu defa Amr bin As’a döner;

— Ey Amr! Sen bu delikanlıyı tanımıyorsun. Nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?

Amr bin As cevap verir:

— Bu kadar insanın içerisinden beni seçti. İnsanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim, der.

Sıra gençlere gelir. Derler ki;

— Biz bu davadan vazgeçiyoruz.

Bu sözün üzerine Hz. Ömer sorar:

— Ne oldu? Biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz. Ne oldu da vazgeçtiniz?

Gençler  şu cevabı verir:

— Merhametli insan kalmadı demeyesiniz diye.

Cevap yaz